Doğum Kontrolü

İstenmeyen gebeliği önlemek için kullanılan doğum kontrol yöntemleri üç değişik yolla etkili olur: kadının yumurta üretimini duraklatmak, spermin yumurtayla karşılaşmasını engellemek veya döllenmiş yumurtanın dölyatağına yani rahime yerleşmesini durdurmak.
Doğum kontrolü
Gebeliği önlemek için, kadının doğurgan olduğu tüm yıllar boyunca yani menarşı (adet görmeye başlamasını) takiben menapoza kadar olan evrede, kadın cinsel ilişkide bulunduğu sürece, doğum kontrolü uygulanması gerekmektedir. Kadınların, gebe kalma ihtimallerinin çok düşük olduğu bazı dönemler mevcut olmakla birlikte (örneğin adet görürken yahut bebeğini sadece anne sütü ile beslediği dönemler); bu zaman dilimlerinde dahi gebelik gerçekleşme olasılığı vardır.

Günümüzde güvenilir ve etkin doğum kontrol yöntemleri varolmasına rağmen, mükemmel bir doğum kontrol yöntemi, henüz bulunmuş değildir. Her yöntemin avantajları ve dezavantajları vardır. Her çiftin ihtiyaçları da değişkenlik göstermektedir. Örneğin, çiftlerin cinsel ilişkide bulunma sıklığı, yöntemi ne kadar dikkatli uyguladıkları, ailelerini genişletmeyi düşünüp düşünmedikleri ve kadının yaşı, seçilecek yöntemde rol oynayacaktır. Her çift kendi durumunu değerlendirdikten sonra kendisi için en uygun olduğunu düşündüğü yöntemi kendisi belirlemelidir. Kararlarınızı aile hekiminizle ya da bir aile planlaması danışmanı ile tartışabilirsiniz.

Beş temel doğum kontrol yöntemi tipi tanımlamak mümkündür. Bariyer yöntemler adı verilen ilk tip, kondom, diyafram, serviks başlığı ve serviks süngerini kapsamaktadır. Hormonal yöntemler ise doğum kontrol hapları (oral kontraseptif ilaçlar), implantlar veya iğnelerdir. Rahim-içi araçlar (RİA) ve rahim içi sistemler (RİS), kısırlaştırma (sterilizasyon) ve doğal aile planlama yöntemleri ise diğer üç grubu oluşturmaktadır. Geri-çekme (coitus interruptus) adı verilen ve erkeğin boşalmadan önce penisini vajinadan çıkarması biçiminde uygulanan yöntem, günümüzde hala kullanılmaktadır. Fakat bu yöntem, boşalmadan önce gelişen sperm kaçağını engelleyemediği için, güvenilir değildir.

Kondom nasıl takılır?

Penis tam olarak sertleştiğinde, kondomu elinize alınız. Kondomun kapalı ucundaki hazne kısmını baş ve işaret parmaklarınızın arasında sıkarak, içindeki havayı boşaltınız. Bir yandan parmaklarınızın arasında sıkıştırarak boşalttığınız hazneyi tutmayı sürdürürken, diğer taraftan rulo halindeki kondomu penisin üst kısmına oturtup, yukarıdan aşağıya doğru sıvazlayarak penise takınız. Eğer kondom penis köküne kadar uzanmıyorsa, muhtemelen bu, kondomu ters taktığınız için olmuştur. Bu durumda, yeni bir kondom açıp, aynı işlemi yineleyiniz.

Bir kondomu asla iki kez kullanmayınız. Erkek boşalır boşalmaz, kondomun penis kökündeki ucunu kavramak suretiyle penisi vajinadan çıkartmalıdır; bu sayede meninin dışarıya sızması engellenecektir.Kondomlar tuvalete değil, çöp kutusuna atılmalıdır.

Kadınlara Özel Yöntemler

Doğum kontrol yöntemlerinin çoğu kadınlar tarafından uygulanmaktadır ve bu nedenle kadın, sağlık hizmeti aldığı kişiye tek başına başvurmaktadır. Bazı doğum kontrol gereçlerinin, örneğin diyaframın, serviks başlığının ve rahim-içi araçların bu konuda eğitim almış bir hekim yahut hemşire tarafından yerleştirilmesi gerekmektedir. Bir over kisti yumurtalığın içinde gelişebileceği gibi, dış cephesinde de gelişebilir ve bir sap ile yumurtalığa tutunabilir (bu sapa bazen pedinkül adı verilir). Kistler, sıvı üretilen ve üretilen sıvının hiçbir şekilde başka bölgeye sızma şansı olmadığı dokularda anormal bir büyüme meydana geldiğinde ortaya çıkmaktadır. Over kistleri sigara içenlerde, içmeyenlere göre, daha fazla görülmektedir.

Belirtiler

Kistler genellikle hiçbir belirti vermez. Bununla birlikte, over kistlerinin varlığında, karında şişlik, mesanede ve barsaklarda basınç hissi (sık tuvalete gitme ihtiyacı doğurur), ağrılı cinsel ilişki, düzensiz adet dönemleri ve eskiye oranla daha yoğun yahut daha hafif adet kanamaları görülür. Hormon içeren doğum kontrol yöntemlerinin oluşturduğu yan etkiler ve uzun-vadedeki dezavantajları konusunda duyulan kaygılar nedeniyle, ilgiler doğal yöntemlerle aile planlaması uygulamak konusuna kaymıştır. Bu yöntemlerin amacı, menstrual siklusun hangi günlerinde döllenme olabileceğini saptamak ve böylece, bu zaman dilimi içerisindeki cinsel ilişkiden kaçınmak veya bu dönemde bir bariyer doğum kontrol yöntemi kullanmak suretiyle korunmaktır.

Daha önceleri, doğum kontrol yöntemi uygulamak istemeyen çiftler, yumurtlamanın ne zaman gerçekleştiğini sadece tahmin yürüterek bulmaya çalışırdı. Yumurtlamanın yaklaşık olarak siklusun tam ortasına rastladığı kabul edilirdi. Uygulanmış olan ve “ritim yöntemi” adı verilen bu teknik, adeta bir şans oyunuydu ve bu yöntemi uygulayan kadınların çoğu gebe kaldı. Günümüzde ise, yumurtlama öncesi ve sonrası risk taşıyan günleri daha az hatayla belirleyebilecek bir dizi teknik geliştirilmiştir. Zira yumurtlama döneminde, kadının vücut sıcaklığı değişmekte; servikal mukusunda, tükürüğünde ve idrarda atılan hormon düzeylerinde değişiklikler olmaktadır ve tüm bu değişiklikler izlenebilmektedir.

Bu değişikliklerden sadece birini değil de, birkaç tanesini bir arada izlerseniz en güvenilir sonuçları alırsınız. Kadınların bu değişiklikleri izleyebilmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanmış çeşitli kitler bulunmaktadır. Fakat bu izlemin nasıl yapılacağını öğrenmenin en iyi yolu, deneyimli bir doğal aile planlaması öğretmeninden ders almaktır.

Yorum Yapın veya Soru Sorun

Yorumunuzun yanında profil fotoğrafı görünmesi için Kayıt Ol sayfasından üye olarak profil fotoğrafı yükleyebilirsiniz.