İnme

Bugün dünyada, kabaca, her beş dakikada bir, bir kişi inme geçirmektedir. Bununla birlikte, yaygın risk faktörlerinin azaltılmasıyla tüm inme vakalarının yarısının önlenebileceği gösterilmiştir.
inme
İnme, beyne giden kan gereksinimin aniden kesilmesiyle ortaya çıkar ve beyin dokusunun çeşitli alanlarında ağır hasara ve kayba neden olur. Sonuçta, beynin o bölgeleriyle denetlenen vücut fonksiyonları kaybedilebilir. Genç yaş gruplarında da inme görülmesine rağmen, yaşlılarda eğilim daha fazladır.

En sık sebep, beyindeki bir arterin bir kan pıhtısıyla tıkanmasıdır. Buna iskemik felç denir. Pıhtı oluşumu genellikle arter duvarının, arterleri sertleştiren ve daraltan plaklarının oluşumu anlamına gelen ateroskleroz ile tahtip olmasıyla tetiklenir. Pıhtılar, ya tahrip olmuş bir arterin tamir yeri üzerinde kabukların gelişimiyle, ya da bir tutam plağın koparak kan dolaşımına girmesiyle meydana gelir. İnmenin ikinci sebebi, serebral hemoraji ya da beynin ‘kanaması’ dır. Bu, beyinde bir damar sızdırırsa oluşur. Yüksek kan basıncı ya da anevrizma olarak bilinen arter duvarında zayıf bir noktanın varlığı neden olabilir. Bu tür felçler, acil tedavi ya da kanamanın durdurulması için cerrahi müdahale gerektirir. Pıhtılarla oluşan felçler genellikle ağrısızdır ancak, kanamayla oluşan şiddetli baş ağrısına neden olabilir.

İnmenin sonraki etkileri beynin neresinde ve ne kadar hasar meydana geldiğine bağlıdır. Genellikle, vücudun bir tarafında güçsüzlük ya da paralizin, yüzün çarpılması, denge kaybı, bozuk görme, yavaş konuşma, inkontinans (idrar kaçırmak) ve yutma güçlüğü görülür. Hastaların bir çoğu ayrıca, hareketlerini koordine etmekte güçlük çekmektedir ve bazılarında bilinç bulanıklaşır, emosyonel stabilite azalır, kelimeleri anlayamazlar ya da unutkan olurlar.

Risk Faktörleri

İnme riskini arttıran faktörlerinin çoğu kalp hastalığı riskini arttıranlarla aynıdır yani, bazı önlemlerin alınması, çifte yarar sağlayabilir. İnmeler açısından belirlenen en önemli risk faktörü yüksek kan basıncıdır. İnmelerin %50’si buna bağlanmaktadır. 40 yaşında, kan basıncı yüksek bulunan bir kişi, normal birine oranla 30 kat daha fazla inme geçirme inme eğilimindedir. Yüksek kan basıncının kendine özgü semptomları bulunmadığından, 40 yaşın üzerindeki kişilerde yıllık takipler değerlidir. Alınan tuz miktarının azaltılması kan basıncının sağlıklı düzeyde tutulmasının bir yoludur. Ancak, bazı durumlarda basıncı düzeltmek ve kontrol altında tutmak için ilaç tedavisi gerekli olabilir.

Yağdan fakir, liften zengin bir diyet, sağlıklı bir korunmasına ve aterosklerozun önlenmesine yardımcı olabilir. Aşırı kilo alımından sakınılması da önemlidir. Aşırı düzeyde alkolün kan basıncı üzerine dramatik bir etkisi olabilir. Tütün içini, kan akımı ve arter sağlığı üzerine etkilerinden dolayı başka bir risk faktörüdür. Tütün kullanımın bırakılması, inme riskini dramatik bir şekilde düşürebilir.

Düzenli olarak egzersiz yapmak da faydalı olabilir. Bunun maraton koşusu ya da jimnastik salonunda yoğun çalışmalar olması gerekmez. Hızlı yürüyüş, dans etmek, yüzmek hatta enerjik ve işlevi veya bahçe işleri düzenli olarak yapılırsa, yeterli olacaktır. Faydasının bir kısmı dolaşımın iyileştirilmesinden ve toksinlerin daha etkin biçimde uzaklaştırılmasından kaynaklanmaktadır ancak, egzersiz kilonuzu düşük tutmanıza da yardımcı olu.

İkinci Sebepler

İnme riskini arttıran diğer faktörler, diyabetik olmak ya da yüksek stres altında bulunmaktadır. Stres, bir tetikleyici değildir ancak, kan basıncını ve kanın pıhtılaşma prosesini olumsuz etkileyebilir. Gebelik ve doğum kontrol hapları kullanmakta risk faktörü oluşturur. Kan basıncı yüksek olan ya da aşırı düzeyde tütün içine kadınlar başka bir doğum kontrol yöntemi aramalılar. Ancak, menopoz sonrası görülen hormon replasman tedavisi inme riskini azaltabilir. İçerdiği östrojen arter sağlığının korunmasına yarımcı olur.

Kombine Riskler

İnmeler için risk oluşturan faktörlerin varlığı inme riskini katlayarak artırır. Eğer tütün içiyorsanız, içmeyen birinin inme geçirme riskinin iki katını taşıyorsunuz demektir. Tütün içiyorsanız ve kan basıncınız yüksekse (yaygın bir kombinasyondur) risk 6 kat artar. Bu iki risk faktörü mevcut iken egzersizde yapmıyorsanız inme geçirme riskiniz 16 kat artar. Olumlu olan, risk faktörlerinin birkaçından kurtulabilirseniz – örneğin tütün içmeyi bırakıp, fazla kilolarınızı verirseniz – risk oranlarında çok büyük değişiklik olur.

İyileşme

İnme geçiren insanların 2/3’si hayatta kalır ve risk faktörlerini azaltmaya çalışırsa, pekala ikinci bir inme geçirmeyebilir. Bazı kimselerde ömür boyu sürecek bir çeşit sakatlığa sebep olurken bazıları tamamen iyileşir.

Ölen beyin hücreleri iyileşmeyeceği halde, lokal şişlikler nedeniyle etkilenmiş olanlar iyileşip tekrar çalışmaya başlar. Buna ek olarak, bazen belirgin düzeylere varacak şekilde, beyin etkilenmemiş bölümlerinin, tamir edilemez biçimde hasar görmüş hücrelerin işlevini üslenmesi teşvik edilebilir. Biraz yardımla, inme geçirmiş birisi, belli bazı fonksiyonların kaybına uyum sağlayabilir ve işlevlerini yerine getirmesinin yeni yolları bulabilir. İlerleme, inmenin ciddiyetine ve bireyin motivasyonuna bağlıdır. İyileşme büyük oranda ilk birkaç haftada gerçekleşir ancak, bazı kişiler aylar sonra bile gelişme göstermeye devam edebilirler.

Tedavi

Medikal bakım, inmenin tipini ve şiddetini araştırmak için yapılan testlerle başlar. Bunlar arasında beyin dokusunun ve beyindeki hasarın görüntüsünü veren CAT (bilgisayarlı aksiyal tomografi) taramaları veya MRI (manyetik rezonans görüntüleme) yer almaktadır. Doktor inmenin sebebini ortaya koymak amacıyla başka testlerde yapabilir.

İnmenin kendisine yönelik henüz kesin bir medikal tedavi bulunmamaktadır ancak, risk faktörlerinin azaltılması için ilaç tedavisi verilebilir ya da önerilerde bulunulabilir. Örneğin, hekim kanın akışkanlığını arttırmak için günlük belli bir dozda aspirin (250-300 mg) ya da Warfarin reçeteleyebilir ki bu , pıhtı oluşumunu önlemeye yardımcı olur. Kan basıncını düşürtecek ilaçlar da reçeteleyebilinir ve yaşam tarzınızı değiştirebilmenizi tavsiye edebilir; örneğin, daha sağlıklı bir diyete ve egzersiz yapmaya başlamanız gibi. Bugünkü araştırmalari pıhtı oluşumunu önleyen veya pıhtı çözen ilaçlara (kalp krizlerinde kullanılanlara benzer) ya da hadiseden sonra beyin fonksiyonları uyaran ilaçlara odaklanmıştır.

Rehabilitasyon

Tüm inme tedavilerinin en önemli yanı rehabilitasyondur. Ne kadar erken başlanırsa, hastanın tümüyle iyileşme şansı o kadar artar. Yürürlükteki uygulama, kişi hastanede ya da evde de olsa, kişiyi hareket ve konuşma için, inmeden nerdeyse hemen sonra cesaretlendirmektedir. Stratejik iki yönlüdür: birincisi, inmenin etkisiyle geçici olarak şaşkınlığa uğraşım beyin hücrelerini olabildiğince kısa sürede harekete geçirmeye sevketmek, ikincisi yok olan hücrelerin işlevini üslenmesi için diğer hücreleri teşvik etmektir.

Bu programla genellikle uzman terapistlerde katılmaktadır. Fizyoterapistler, egzersizler ve alıştırmayla kişinin duruşunu ve dengesini, hareketliliğini ve giyinme, yeme ve yıkanma gibi gündelik işlerini görme yeteneğini geri kazanmasına yardımcı olmaktadırlar. Meşguliyet terapistleri, inme nedeniyle oluşan özürlerle birlikte yaşamak ve hayata adapte olmak için pratik yöntemler sağlamaktan sorumludurlar. Konuşma terapistleri, konuşma etkilenmişse yardımcı olabilirler.

Aileye ve arkadaşlara sadece kişinin bakımını üslenmek ve gerçekleştiremediği işlerde yardımcı olmak değil, aynı zamanda kişiyi motive etmek ve ona moral desteği sağlamak gibi çok önemli anahtar bir rol düşmektedir. Ağır bir inme geçirmiş çoğu insan, hayatında ve yeteneklerinde bu kadar ani bir değişim olmasından dolayı zihinsel ve duygusal olarak yıkılmış durumdadır ancak, onları yatarak halde bırakmamak çok önemlidir. İnmeler, genellikle kişinin aklını ve belleğini tümüyle sağlam bırakır. Kendi kendilerine bir şey yapabilmeleri için sağlanacak olumlu teşvik ve destek, rehabilitasyonu yavaşlatabilecek sert koruyuculuğun aksine, çok daha yararlı olacaktır.

İnme geçirmiş birinin bakımını üsleniyorsanız, siz de, dinlenmek ve rahatlamak kadar, uygulamaya ilişkin ve duygusal açıdan destek almayı ihmal etmeyin. Çok emek isteyen bir dönem olabilir ve bazen, en az hastada olduğu kadar, bakımını üslenen kişide de şok etkisi yaratabilir.

Yorum Yapın veya Soru Sorun

Yorumunuzun yanında profil fotoğrafı görünmesi için Kayıt Ol sayfasından üye olarak profil fotoğrafı yükleyebilirsiniz.