İş Hayatında İngilizce Konuşmak

Teknolojinin gelişmesi iş hayatının her anlamda şekil değiştirmesine neden olmuştur. Her ne kadar iş hayatının zorlukları olsa da teknoloji ile birlikte bu zorluklar daha etkin ve verimli şekilde yönetilebilmektedir. Bu zorlukların en başında da dil ihtiyacının karşılanması geliyor. Artık lokal boyutla birlikte başarılı olmak isteyen şirketlerin uluslararası boyutları da düşünmeleri gereken bir seviyeye gelmiş bulunmaktayız. Dil boyutundaki en temel ihtiyaca baktığımız zaman da İngilizce bilme ihtiyacını başa koymak durumunda kalıyoruz. İş verenlerin çoğu iş arayanların İngilizceyi bilip bilmediklerine göre karar veriyorlar ve teknoloji artık bu anlamda da yani İngilizce öğrenme konusunda da bize yardımcı olmaya başladı.

İş arayışına başlamadan önce İngilizceyi tam anlamı ile öğrenmek gerektiğini biliyoruz ancak ne yapmamız gerektiği tam olarak bilemiyoruz. Kimileri yabancı dili kendi ülkesinde öğrenmemiz gerektiğini ve kurslar ile bir yere varılamayacağını söylerken kimileri ise yurtdışında yaşamanın bu süreçte sıkıntılı olduğunu savunabilmektedir. Buradaki temel mantık aslında bir dili mümkün mertebe en doğal ortamında öğrenmenin en etkin yöntem olduğudur. Yani siz çevrenizde hep yabancı dilde yazılar görür, yabancı dilde konuşmalar duyar ve yabancı dilde konuşmak durumunda kalırsanız bu şekilde dil öğrenme hızınız oldukça artacaktır.

Bu yüzden yurtdışına gitme şansı olmayanlar için bir yabancı dil kursunun hemen hemen bu özelliklere yaklaşabilmesi aslında o kursun başarısını belirleyen faktör olacaktır. Artık birçok kurs ana dili İngilizce olan hocalar ile çalıştığı için İngilizce konuşma işini halletmenin bu bağlamda mümkün olabileceği aşamalara gelmiş bulunmaktayız. Mesele sadece doğru bir kurs bulmak. Bazı kişilere göre Wall Street kursu bu konuda gayet başarılı. Görüşmeye gittiğinizde Wall Street ile gerçek anlamda tanışma şansını yakalayabiliyorsunuz. Çalışanlarının güler yüzlü bir şekilde eğitim sistemlerini anlatmaları sizi ikna etmeye yetebiliyor. Eğitim şekilleri normal bir kurs eğitimi gibi değil. “Blender” denilen bir sistem uygulanıyor. Bu sistem, İngilizce konuşmayı, yazmayı, dinlemeyi ve okumayı aynı anda öğrenmenizi sağlıyor. Bilgisayar başında yapılan dijital dersler ile okuma, dinleme, izleme ve grammer derslerinin yabancı hocalar tarafından öğretilmesi öğrenme sürecinizi fark edilir şekilde hızlandırıyor. Kurumda sadece İngilizce konuşulması da ayrı bir cesaret veriyor. Keyifli ortamı İngilizceden korkan kişileri bile bu yola soktuğu için dilin kolay bir şekilde öğrenilmesini sağlıyor. Wall Street’in uyguladığı bu yöntem bir bebeğin ana dilini öğrendiği gibi dinleme kriterinin aktif olarak kullanılması konuşmayı akıcı hale getiriyor. Dinleme yaparken bilmediğimiz kelimelerin anlamlarını hemen araştırmak yerine duyduğumuz cümle içinde nasıl kullanıldığına dikkat etmek daha faydalı oluyor.

Kelimelerin unutulmamasını sağlayan bu yöntem cümle kurma yetimizi geliştiriyor. Üstelik yazarak çalışmak bu yöntemin kalıcılığını artırıyor. İngilizce konuşmayı akıcı hale getirmek için egzersiz yapma ile grammer çalışmalarının arasındaki dengeyi iyi kurmak gerekir. Ayrıca eğer mümkünse İngilizce konuşma pratiğini yaparken ana dili İngilizce olan kişiler ile arkadaşlıklar kurmak, kendimizi bu konuda geliştirmemizi sağlar. Wall Street öğrencileri ve öğretmenleri ile bu imkânı fazlası ile tanıyor. Böyle olunca da İngilizceyi öğrenmek neredeyse kaçınılmaz oluyor.

İngilizce öğrenirken temel amaç, dili kullanabilmek olmalıdır. Bunun için de doğru bir kurs seçimi yapılmalıdır. Eğer amaç ve kurs seçimi doğru şekilde yapılırsa, egzersiz ve düzenli çalışma ile İngilizce konuşma yeteneğini istenilen seviyeye getirmek oldukça kolay olacaktır.

Yorum Yapın veya Soru Sorun

Yorumunuzun yanında profil fotoğrafı görünmesi için Kayıt Ol sayfasından üye olarak profil fotoğrafı yükleyebilirsiniz.