Kimler bankaya borçlu?

Bankalar finansal hayatın vazgeçilmez bir parçası ve ekonominin motoru olarak görülürler. Temel olarak mevduat sahipleri ile kredi ihtiyacı içerisinde olan firma ve bireyler arasında bir köprü vazifesi görürler.

Bankaların Temel Ekonomik Faaliyeti

Mevduatı ve finansal fazlası olanlar için hem güvenilir bir koruma hem de faiz, fon sepeti veya çeşitli yatırım araçları üzerinden getiri imkanı sağlarlar. Bununla birlikte, finansman eksiği olan ve kredi ihtiyacı içerisinde olan birey ve kurumlar için piyasa koşulları çerçevesindeki faiz maliyetleriyle kurumsal bir finansman kaynağı sunarlar ve bu şekilde faiz ve komisyon geliri elde ederler.

Ülkemizde Borçluluk Artışı

Son yıllarda ülkemizde enflasyon, kur ve faiz dengelerinin stabil olmasıyla birlikte birey ve kurumların kredi kullanımı artmıştır. Özellikle bireylerin tüketim harcamalarının finansmanına yönelik borçluluk oranı yüksek bir artış göstermiştir.

Borçlanmanın Nedenleri

Borçlanma seviyelerinin son yıllarda artış göstermesi tüketim ile ilgili olduğu kadar aynı zamanda yatırımla da ilgilidir. Bireyler daha dengeli bir ekonomide sabit getirili işlerde çalışır, işten çıkacağına dair endişesi azalarak geleceğe daha güvenilir şekilde bakabilir ve makul faiz oranları da mevcut ise borçlanma altına girerler. Bunun yanında, yeni ürünleri almak ve genel olarak tüketime yönelik hevesli bir olmak gibi bir huyumuz olduğu için son 10 yılda birey borçlanma seviyesi ciddi bir artış göstermiştir. Tabi burada bankaların da etkin pazarlama, ürün geliştirme ve teknoloji kullanımının da etkisi olduğunu vurgulamak gerekir.

Firmaların borçlanma sevilerindeki artış da yine ekonomini dengeye kavuşması ve bu sayede yeni girişim isteklerinin hayata geçirilmesiyle alakalıdır. Bireylerdeki etkiye paralel olarak enflasyon, kur ve faiz dengelerinin stabil olması firmaların borçlanma isteğinde artışa getirmiş ve bu sayede de firma borçluluk seviyeleri son 10 yılda kayda değer bir artış göstermiştir.

Bu kadar borç iyi mi kötü mü?

Ekonomiye genel olarak bakarsak borçlu olmak aslında kötü bir şey değildir. Makul faiz seviyelerinde ve gelirinize göre orantılı olacak şekilde borçlanmak tüketimin artması ve ekonominin canlı olması demektir. Bununla birlikte, firma borçlanması da yatırımı getirerek istihdamın artamsını sağlar. Ancak bu borçlanma seviyelerinin makro düzeyde takip edilmesi ve aşırıya kaçılma sinyalleri sezildiği zaman frenlenmesi gereklidir. Çünkü ödenebilecek borç faydalı iken, ödenemeyecek borç uzun vadede krize yol açan sonuçlar getirir.

Bizde durum nasıl?

Bu yazıyı okuyan bir birey olarak yorum bölümünden neden borçlu olduğunuzu ve hangi finansman kanalı ile borçlandığınızı yazabilir ve diğer okuyucuların da bu bilgiden faydalanmasını sağlayabilir misiniz? Siz borçlu olanlar dan mısınız yoksa mevduatı olanlardan mı? Geleceğe güvenle mi bakıyorsunuz yoksa şüpheyle mi?

Paylaşalım öğrenelim.

Yorum Yapın veya Soru Sorun

Yorumunuzun yanında profil fotoğrafı görünmesi için Kayıt Ol sayfasından üye olarak profil fotoğrafı yükleyebilirsiniz.