Korona virüs (COVID-19) nedir ve nasıl önlenebilir?

Yeni Koronavirüs (COVİD-19), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde 2019 Aralık ayında görüldü ve ardından Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edildi.

Korona belirtileri nelerdir?

Yüksek ateş, kuru öksürük, nefes darlığı, boğaz ağrısı gibi solunum yolu belirtileri ve baş ağrısı, yorgunluk belirtileri ile ortaya çıkmakta şiddetli olgularda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebilmektedir. Hasta bireylerin öksürmeleri, aksırmalarıyla ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaştığı, virüsün bulunduğu yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de bulaştığı bilinmektedir.

Sağlık Bakanlığının açıkladığı verilere göre vakaların %80’i hastalığı hafif geçirmekte, %20’si hastane koşullarında tedavi edilmektedir. Hastalıktan en çok etkilenen kişiler, 60 yaş üstü olanlar, kronik tıbbi rahatsızlıkları (kalp hastalığı, hipertansiyon, diyabet, kronik solunum yolu hastalığı, kanser gibi) olan insanlar ve sağlık çalışanlarıdır. Çocuklarda hastalık nadir ve hafif görülmekte ve şimdiye kadar ölüm görülmediği Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımız tarafından belirtilmiştir.

19 Mart 2020 tarihinde açıklanan son verilere göre korona virüsü tüm dünyada 228.386 kişide tespit edilmiş, 85.985 kişi iyileşirken, 9.357 kişi yaşamını yitirmiştir. Korona virüsünden korunmak için Sağlık Bakanlığının belirlediği kuralları uygulamak büyük önem taşıyor.

Korona virüsünden nasıl korunabiliriz?

Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı’nı Korona virüsünden korunma yolları için şu tavsiyelerde bulunuyor;
• Eğer Yurtdışından gelmişseniz ilk 14 gün evden çıkmayınız ve sosyal izolasyon uygulayarak kimse ile temasta olmayınız,
• Ellerinizi sık sık su ve sabunla ovarak 20 saniye boyunca yıkayınız
• Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı ve burnunuzu mendille veya kolunuzun iç kısmı kapatınız ve ellerinizi yıkayınız,
• Gözlerinize, burnunuza ve ağzınıza dokunmaktan kaçınınız,
• Sosyal mesafeyi (1 metre) koruyunuz,
• Tokalaşma, sarılma ve öpüşmeden kaçınınız,
• Sık sık bulunduğunuz ortamı havalandırınız,
• Kıyafetlerinizi normal deterjan ile 60-90 C de yıkayınız
• Kapı kolları, lavabolar gibi sık kullandığınız yüzeyleri su ve deterjanla her gün temizleyiniz
• Bol bol sıvı tüketin, dengeli beslenin, uyku düzeninize dikkat ediniz
• Havlu gibi kişisel eşyalarınızı ortak kullanmayınız
• Yurtdışı seyahatlerinizi iptal ediniz ve evinizde kalınız
• Soğuk algınlığı belirtileriniz varsa kimseyle temas etmemeye çalışınız ve maske takınız
• Düşmeyen ateş, öksürük ve nefes darlığınız varsa maske takarak bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.

Koronavirüsü’nün (COVİD-19) ülkemizde de görülmesiyle pek çok tedbir alınsa da stres ve kaygılarımız arttırıyor ve psikolojik sağlığımız etkileniyor. Kaygı salgından daha bulaşıcı bir şekilde artabiliyor. Pek çok bilginin farklı kanallarla ulaştığı bu kriz durumlarında doğru bilgiyi ayırt edebilmek çok önemli. Bilgiyi gerçek verilere dayalı güvenilir kaynaklardan edinmeli ve söylentiler, dedikodular ve hurafelerden uzak durmalıyız. Salgın hastalıklar (pandemi) kişilerde sağlık endişelerini ortaya çıkardığı için pek çok insanın psikolojik sağlığını da etkilemekte. Öncelikle kaygı ve stresin, tehlike altında kaldığımız durumlarda ortaya çıkabilen normal duygular olduğunu kabul etmeliyiz. Kaygılarımızı daha çok beslemek yerine enerjimizi daha güçlü hissetmek için kullanabilmemiz mümkün.

Korona sürecinde kendimiz için neler yapabiliriz?

Korona sürecini kendimiz için daha sağlıklı ve avantajlı hale getirmek için:

• Duygularımızı fark edelim, hastalıkla ilgili belirsizlik kaygılarımızı arttırabilir. Herkesin bu sürece verdiği tepki farklı olabilir, kendimizi yargılamadan nasıl hissettiğimizi fark edelim ve bu duyguyu yaşamak için kendimize yer açalım.
• Sevdiklerimizden destek alarak, duygularımızı paylaşalım. Sevdiklerimizle iletişim halinde kalalım.
• Felaket senaryoları kaygılarımızı arttırabilir, güvenilir kaynaklardan (Dünya sağlık örgütü, Sağlık Bakanlığı gibi) doğru bilgi edinmeye özen gösterelim.
• Aşırı kaygımızı azaltmak ve orantılı kaygıyı korumak için durumu gerçekçi değerlendirmeliyiz.

Kendimize şu soruları sorabiliriz;
– Bu virüsten kimler ve neler etkileniyor?
– Beni ne kadar etkileyebilir?
– Olağan faaliyetlerimi engeller mi?
– İşten uzak durmam gerekecek mi?
– Temel ihtiyaçlarımı karşılamamı engelleyecek mi?
– Kendimi korumak için pratik adımlar neler?

• Kaygılandığımızda zihnimizden pek çok olumsuz düşünce geçer bu düşünceleri değerlendirmek için kendimize şu soruyu soralım; bu düşüncelerimi destekleyen ve desteklemeyen kanıtlar neler?
• Yaşamımızdaki olumlu durumları fark etmek için çaba gösterebilir ve olumlu düşüncelere odaklanabiliriz.

Örneğin;
Kendimi korumak için alabileceğim tedbirler var.
Ailemle birlikte zaman geçirebilme fırsatım var.
Kendime zaman ayırabiliyorum.
Online alışveriş imkanına sahip olduğumuz için şanslıyım evden çıkmadan alışveriş yapabiliyorum.

• Kaygı veren düşüncelerden uzak kalabildiğimiz etkinliklerin listesini yapabiliriz.
• Kaygımız arttığında gevşeme egzersizleri ve nefes egzersizinden faydalanabiliriz.
• Sürekli aynı bilgilere maruz kalmak endişemizi besler, tüm gün televizyon, sosyal medyadan salgın ile ilgili haberleri dinlemek yerine ekrandan uzak kalarak farklı aktivitelerle zaman geçirelim.
• Bedenimiz strese maruz kaldığında ve kaygımız tetiklendiğinde duygusal regülasyona (dengelenme) ihtiyaç duyarız. 5 duyunuzdan birini aktive ederek kendimizi regüle edebiliriz.

Sevdiğimiz bir kokuyu koklamak (lavanta, vanilya gibi), bitki çayı içmek, yumuşak bir battaniyeye sarılmak olabilir.
• Hareket alanımızın kısıtlandığı bu süreçte evde yapabileceğimiz egzersizleri arttırabiliriz.
• Yoga ve meditasyon beden ve zihin sağlığımızı olumlu etkilemekte, uygulamalar veya videolardan destek alarak evde yoga ve meditasyon yapabiliriz
• Sağlıklı beslenme immun sistemimizi destekler, bu süreçte sağlıklı gıdalar tüketmeye özen gösterebilir ve hazır gıdaları tüketmekten uzak durabiliriz.
• Aynı saatte uyanmak ve uyumak vücudun sirkadyen ritmi için önemlidir. Yeterli uyku almaya, aynı saatte uyuyup aynı saatte uyanmaya özen gösterelim.
• Bu süreçte kontrol edemediğimiz pek çok şey kaygımızı arttırabilir. Kontrol edebileceğimiz şeylere odaklanabiliriz. Günlük plan yapmak, tedbirler almak gibi.
• Umudumuzu koruyalım, kendimize ‘bu salgın kontrol altına alınacak ve ben okuluma devam edeceğim, bu salgın kontrol altına alınacak ve ben …….’ gibi planlar yapıp bu olumlu düşüncelere odaklanalım.

Krizi Fırsata Çevirmek İçin Öneriler

Soysal mesafe ile geçirmek zorunda olduğumuz ve çoğumuz için kaygı veren bu süreci fırsata çevirebiliriz. İzolasyonda olduğumuz bu süreçte evde daha keyifli vakit geçirebilmemiz için birkaç öneri;

• Ev temizliği yapabilir, dolap düzenleyebiliriz.
• Kitap okuyabilir, kitap tartışmaları yapabiliriz.
• Film izleyebiliriz.
• Ailemizle birlikte kutu oyunları oynayabiliriz
• Sanatla ilgilenebilir, resim, boyama yapabiliriz.
• El işleriyle ilgilenebilir, örgü, dikiş yapabiliriz.
• Yazı yazabiliriz.
• Egzersiz yapabiliriz.
• Yoga ve meditasyon yapabiliriz.
• İnternette dünyaca ünlü müzeleri gezebiliriz (The Louvre/Fransa, National Gallery of Art/ Amerika, British Museum/İngiltere, Dali Müzesi/İspanya, Vatikan Müzesi/İtalya, Ayasofya Müzesi/Türkiye…).
• Podcast dinleyebiliriz.
• Bahçe bakımı yapabilir, çiçek yetiştirebiliriz.
• Evcil hayvanımızla ilgilenebiliriz.
• Do it Yourself (kendin yap) projeleri yapabiliriz.
• Dua edebiliriz.

Verimli Bir Evden Çalışma (Home Office) İçin Öneriler

Evde çalışmayı sürdürenler için en verimli ve keyifli Home Office ortamı için birkaç tüyo;

• Evdeki trafiğin az olduğu, sessiz bir köşe belirleyebiliriz.
• Güneş alan, havadar, pencere kenarı bir ortam tercih edebiliriz.
• Çalışma alanınızı sevdiğimiz renklerle ve objelerle dekore edebiliriz.
• Bitki ve çiçeklerle sıcak bir ortam oluşturabiliriz.
• Çalışma sırasında ihtiyaç duyabileceğimiz tüm malzemeleri yakınımızda tutabiliriz.
• Çalışma saatlerimizi belirleyebilir ve sınırlandırabiliriz.
• Çalışma saatlerimize kısa zihin molalar ekleyebiliriz, kitap okumak, müzik dinlemek olabilir.
• Çalışma alanımızda konforumuzu sağlayabiliriz, rahat bir sandalye, bilgisayar ekranını rahat görebileceğimiz bir masa düzeni destek olacaktır.
• Çalışma alanımızın düzenli ve temiz tutmamız odaklanmamıza yardımcı olur, özellikle belgelerimizi saklamamız çocuklu evlerde önemlidir.
• 20 dakikada bir ekrandan gözlerimizi ayırmamız küçük görünse de verimliliğimizi arttırması açısından önemlidir.
• Amaç listesi oluşturabilir ve çalışma planı yapabiliriz.
• Çalışırken dinleyebileceğiniz work playlist hazırlayabiliriz.
• Evde çalışma saatleri içerisinde sınırlarımızı belirlememiz önemli, her an ulaşılabilir olmak çalışma verimliliğimizi azaltacağından çalışma saatlerimiz içerisinde telefona ve kapı ziline bakmamalıyız.
• Her gün işe gidermiş gibi belirli bir saatte uyanmak ve çalışma kıyafetlerimizi giymek daha profesyonel ve motivasyonel hissetmemize yardımcı olacaktır.
• Çocuklu evlerde sessiz bir ortam sağlamak ve verimli çalışmak daha zor olabilir, çocukların etkinlik ve uyku saatlerini çalışma saatlerimize göre planlayabiliriz.
• Çocuklarımıza evden çalışmanız gerektiğini açıklayabilir ve çalışma kurallarını anlatabiliriz.

Korona ailelerimizi nasıl etkiliyor?

Bizler gibi pek çok çocuk Koronavirüs salgınından olumsuz etkilenmekte ve kaygılanmakta. Çocuklarda kaygılı, öfkeli, hırçın, huzursuz, yatak ıslatma, oyuncaklara zara verme, kâbus görme, uykuya dalmada güçlük gibi davranışlar görülebilir. Çocuklar yoğun stres ve kaygı yaşadıklarında farklı tepkiler verebileceğini ve bu davranışlarının stres kaynaklı olabileceği unutmamalıyız.

Bu süreçte anne ve babaların kaygısının çocuğa da geçebileceğini hatırlamakta fayda var. Bu sebeple önce kendi kaygımızı kontrol edebilmeli ve duygularımızı regüle edebilmeli ve daha sonra çocuklarımıza daha huzurlu bir ortam sunabilmeliyiz. Çocukların en ihtiyaç duyduğu şey ebeveynleri ile ilişkide olmak ve bağı sürdürmektir. Onları dinlemeli, sevgi ve şefkatle yaklaşmalıyız.

Çocukların bu süreçte bizler gibi bilgi kirliliğinden etkilenmemesine özen göstermeliyiz bu amaçla ekranda geçirdikleri süreyi sınırlandırabiliriz. Evde geçirdikleri bu süreci pozitif sınırlar koyarak kontrol altına alabiliriz. Gelişim yaşlarına uygun olarak anlayabilecekleri dilde sade ve net bilgi vermeli ve sadece sordukları sorulara cevap vermeliyiz.

Çocukların beslenme, uyku rutinlerine dikkat etmek ve günlük plan yaparak farklı etkinliklerle zaman geçirmelerini sağlamak beden ve ruh sağlıkları için faydalı olacaktır. Geleceklerine dair umutsuzluk yaşayan çocukların olumsuz haberlere maruz kalmasını önleyebilir ve yaşanan olumlu gelişmelerden bahsedebiliriz. Gelecekle ilgili birlikte hayaller kurabiliriz böylelikle umutlarını korumalarını ve bu sürecin geçici olacağını anlamalarını sağlayabiliriz.

Çocuklarla nasıl keyifli vakit geçirebiliriz?

Çocuklarımızla keyifli vakit geçirebileceğimiz etkinlikler;

• El yıkamayı içeren oyunlar oynayabiliriz.
• Birlikte oyuncakları ayırabilir, temizleyebilir, düzenleyebiliriz.
• Kıyafetlerinizi birlikte düzenleyebilir, renklerine ve mevsimlerine göre ayırabiliriz.
• Evde spor yapabiliriz, çocukların yaş grubuna uygun spor videolarına internetten erişebiliriz.
• Kutu oyunları oynayabiliriz (Aile arasında iletişim, Az lakırtı bol iletişim, Hikayeni sen oluştur, Duygu Ormanı, Dedektif…).
• İnternet üzerinde ücretsiz erişime açılan pek çok dergi ve kitabı okuyabiliriz (Bilim ve Teknik, Meraklı Minik, Bilim ve Çocuk…).
• Birbirimize hikâye, masal anlatabilir, hikâye devam ettirme oyunu oynayabiliriz.
• Resim yapabilir, farklı metaryeller kullanarak çeşitlendirebiliriz (patates-baskı, buz boyama).
• Birlikte yemek pişirebiliriz.
• Çocuğun yaş dönemine uygun, mesajlar içeren film ve animasyonlar izleyebiliriz.
• İnternetten oyuncak müzesi gibi çocukların ilgisini çekebilecek müzeleri gezebiliriz.
• Sessiz sinema, şarkı besteleme gibi oyunları tüm aile üyeleri birlikte oynayabiliriz.

Küresel ve ulusal olarak etkilendiğimiz bu süreçte, ortak insanlık hallerini yaşarken pek çok ortak duyguyu da birlikte hissediyoruz. Tedbirleri almak ve bu salgın kontrol altına alına kadar evimizde kalmamız çok önemli. Bu süreci en kısa sürede bedensel ve psikolojik sağlığımızı koruyarak atlatabilmeyi ve sağlıklı günlere kavuşabilmeyi diliyoruz.

Yorum Yapın veya Soru Sorun

Yorumunuzun yanında profil fotoğrafı görünmesi için Kayıt Ol sayfasından üye olarak profil fotoğrafı yükleyebilirsiniz.